Cultura Ne Demek? Bir Kelimenin Peşine Takılıp Kendi Kültürümüzü Bulmak
Bazı kelimeler vardır, duyunca insanın kafasında küçük bir soru işareti lambası yanar. “Cultura ne demek?” sorusu da tam olarak böyle bir kelimenin peşinden gitmek gibidir. İlk duyduğumda açıkçası aklımdan geçen şey şuydu: “Acaba yeni çıkan bir kahve markası mı, yoksa Instagram’da herkesin kullandığı ama kimsenin tam olarak anlamadığı havalı bir kelime mi?”
İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak günlük hayatta böyle kelimelerle sık sık karşılaşıyorum. Bir arkadaş ortamında biri öyle bir kelime kullanıyor ki herkes kafasını sallıyor, ben de sanki çok anlamışım gibi ciddi ciddi bakıyorum. İçimden ise küçük bir toplantı yapıyorum:
“Tamam, herkes biliyor gibi davranıyor. Sen de başını salla. Araştırmayı eve gidince yaparsın.”
Sonra eve gidip gerçekten araştırıyorum. Çünkü benim en büyük yeteneğim, arkadaş ortamında rahat görünürken eve dönünce üç saat boyunca “Acaba orada neden öyle söyledi?” diye düşünmek. Neyse ki bu sefer düşüncelerim beni gece yarısı eski mesajlara götürmedi, sadece bir kelimenin anlamını keşfetmeye götürdü.
Cultura Kelimesinin Anlamı Nedir?
Cultura kelimesi, Latince kökenli bir kelimedir ve temel anlamıyla “kültür” demektir. Aslında bugün kullandığımız “kültür” kelimesinin kökeninde de bu ifade bulunur. Latincede “colere” fiilinden türeyen cultura; yetiştirmek, işlemek, geliştirmek gibi anlamlara gelir.
Yani cultura sadece kitaplarda duran ciddi bir kavram değildir. İnsanların yaşam biçiminden alışkanlıklarına, yemeklerinden müziklerine, konuşma tarzlarından geleneklerine kadar hayatın içinde oluşan büyük bir bütündür.
Kısacası cultura dediğimiz şey, bir toplumun “biz böyleyiz” deme şeklidir.
Mesela İzmir’de yaz akşamı sahilde oturup çekirdek çitlemek, arkadaşlarla uzun uzun sohbet etmek, “beş dakikaya geliyorum” diyen kişinin yarım saat sonra ortaya çıkması bile kendi içinde bir kültür parçasıdır.
Hatta bazı arkadaş gruplarında “geç kalma kültürü” o kadar gelişmiştir ki artık saat kavramı tamamen sembolik hâle gelir.
Cultura Sadece Büyük Kavramlardan mı İbaret?
Bazen kültür kelimesini duyunca insanın aklına hemen müzeler, eski eserler, ciddi konuşmalar ve takım elbiseli insanlar geliyor. Sanki kültür sahibi olmak için sürekli kitap okumak, üç dil bilmek ve kahve içerken uzaklara anlamlı bakmak gerekiyormuş gibi.
Oysa durum öyle değil.
Kültür bazen anneannenin yaptığı bir yemeğin tarifidir.
Bazen mahallede herkesin birbirini tanımasıdır.
Bazen çocukken oynadığımız oyunlardır.
Bazen de arkadaş grubunda yıllardır devam eden saçma bir şakadır.
Benim arkadaş grubumda mesela bir kişinin sürekli “ben erken çıkacağım” deyip en son ayrılması artık bir gelenek oldu. Kimse şaşırmıyor. Hatta o kişi erken çıkarsa herkes birbirine bakıp:
“Bir şey mi oldu acaba?”
diye endişeleniyor.
İşte bu da küçük bir kültür örneği. Belki ansiklopedilere girmez ama bizim hayatımızda yer etmiş durumda.
Cultura Ne Demek? Günlük Hayatta Karşımıza Nasıl Çıkar?
Cultura kavramını anlamanın en güzel yolu, onu günlük hayatın içine yerleştirmektir. Çünkü kültür aslında uzakta duran bir şey değildir. Sabah kahvesinden akşam sohbetine kadar her yerde kendini gösterir.
Örneğin bir aile düşünelim.
Bir evde pazar kahvaltısı büyük bir olay olabilir. Sofrada herkes bir araya gelir, peynirler çıkar, çay sürekli tazelenir ve biri mutlaka “doymadın mı daha?” sorusunu sorar.
Başka bir evde ise herkes kendi saatinde kalkar, mutfakta sessizlik hâkimdir.
İki evin de bir kültürü vardır. Sadece farklıdır.
Ben bazen kendi alışkanlıklarımı fark ettiğimde gülüyorum. Mesela telefon şarjım yüzde 20’nin altına düşünce dünyamın sonu gelmiş gibi hissediyorum. Eskiden insanlar kilometrelerce yol gidip haber bekliyormuş, ben ise şarj aleti bulamayınca küçük çaplı kriz yaşıyorum.
“Modern insan kültürü” diye bir şey varsa sanırım bunun içinde kesinlikle şarj kablosu arama telaşı vardır.
Kültür İnsanları Nasıl Birbirinden Ayırır?
Cultura kavramının en güzel taraflarından biri, farklılıkları göstermesidir. Dünyadaki herkes aynı şekilde yaşasaydı hayat oldukça sıkıcı olurdu.
Düşünsenize, herkes aynı yemekleri yiyor, aynı müzikleri dinliyor, aynı esprilere gülüyor.
Büyük ihtimalle arkadaş grubumuzda kimse birbirine “sen bunu nasıl sevebiliyorsun?” diye şaşırmazdı. Ama bu şaşkınlıklar aslında hayatı eğlenceli yapan şeylerdir.
Bir arkadaşım ağır metal dinlerken ben bazen nostaljik Türkçe şarkılara dönüyorum. O bana bakıp:
“Bunu nasıl dinliyorsun?”
diyor.
Ben de:
“Sen de gitar sesinden başka bir şey duyuyor musun?”
diyorum.
Sonra ikimiz de birbirimizin müzik listesini anlamasak bile arkadaş kalmaya devam ediyoruz.
Çünkü kültür biraz da farklılıklarla beraber yaşayabilme sanatıdır.
Cultura ve Modern Dünyanın Değişen Kültürü
Eskiden kültür denildiğinde daha çok nesilden nesile aktarılan gelenekler düşünülürdü. Günümüzde ise teknoloji, internet ve sosyal medya sayesinde kültür sürekli değişiyor.
Artık bir akımın dünyanın diğer ucuna ulaşması birkaç saniye sürebiliyor.
Bir gün herkes aynı dansı yapıyor, ertesi gün kimse neden yaptığını hatırlamıyor.
Bu biraz komik değil mi?
Bir dönem herkes belirli kelimeleri kullanıyor, sonra birkaç ay geçince o kelimeleri kullanan insanlar “eski moda” ilan ediliyor.
Ben bazen gençlerin kullandığı bazı ifadeleri duyunca kendimi yaşlı bir amca gibi hissediyorum.
“Biz sizin yaşınızdayken böyle kelimeler yoktu.”
diyecek noktaya geliyorum.
Sonra aynaya bakıp 25 yaşında olduğumu hatırlıyorum.
Kendi kendime:
“Tamam, sakin ol. Daha emeklilik planı yapacak yaşta değilsin.”
diyorum.
Ama gerçek şu ki kültür sürekli hareket ediyor. Bugünün alışkanlıkları yarının geçmişi olabilir.
Cultura Kelimesini Anlamak Neden Önemlidir?
Cultura ne demek sorusunun cevabı aslında sadece “kültür” kelimesini öğrenmek değildir. Bu kelime bize insanların neden farklı düşündüğünü, neden farklı yaşadığını ve neden farklı şeylerden keyif aldığını anlamayı öğretir.
Bir insanın yetiştiği ortam, ailesi, arkadaşları, yaşadığı şehir ve deneyimleri onun kültürünü oluşturur.
Bu yüzden bazen bir davranış bize garip gelirken başka biri için tamamen normal olabilir.
Mesela İzmir’de akşamüstü sahilde yürümek bana çok sıradan gelirken başka bir şehirden gelen biri için unutulmaz bir deneyim olabilir.
Benim için “normal” olan şey, başka biri için yeni bir hikâye olabilir.
Aslında hayat biraz da bu yüzden güzel.
Cultura Kavramına Mizahi Bir Bakış
Bence kültürün en eğlenceli tarafı, insanın kendine dışarıdan bakabilmesidir.
Çünkü hepimizin küçük gariplikleri var.
Kimimiz kahveyi içmeden konuşamıyor.
Kimimiz alarmı beş kere erteleyip yine de şaşırıyor.
Kimimiz dolabında giyecek hiçbir şey olmadığını söyleyip kıyafetlerle dolu bir dolabın önünde duruyor.
Benim favorim ise “hemen yatacağım” deyip telefonda bir saat geçirmek.
Modern insanın en büyük çelişkilerinden biri olabilir:
“Uykum var.”
Ardından:
“Bir video daha izleyeyim.”
Sonra saat:
02.17.
Ve iç ses:
“Harika kararlar veriyorsun gerçekten.”
İşte bunlar da bizim dönemimizin küçük kültürel davranışları.
Cultura: Geçmişten Geleceğe Uzanan Bir Hikâye
Cultura kelimesi bize aslında çok basit ama önemli bir şeyi hatırlatıyor: İnsan, yaşadığı hayatla kültür oluşturur.
Büyük tarih kitaplarında yer alan olaylar kadar, günlük hayatta yaptığımız küçük şeyler de önemlidir.
Bir annenin tarifini koruması, arkadaşların yıllarca aynı şakaya gülmesi, bir şehrin kendine özgü alışkanlıkları… Bunların hepsi kültürün parçalarıdır.
“Cultura ne demek?” diye başlayan küçük bir merak, aslında bizi kendimizi anlamaya götüren büyük bir yolculuğa dönüşebilir.
Belki de en güzel tarafı şudur: Kültür sadece geçmişten bize kalan bir miras değildir. Biz de her gün yeni bir şey ekleyerek onu oluşturuyoruz.
Yani yarının kültürü, bugün yaptığımız küçük şeylerden oluşacak.
Umarım gelecek nesiller bizim dönemimizi anlatırken “Bunlar da sürekli telefon şarjı arayan insanlarmış” diye güler.
Açıkçası çok da haksız sayılmazlar.