İçeriğe geç

Balık kılçığı neye iyi gelir ?

Balık Kılçığı Neye İyi Gelir? Bir Hikâye

Kayseri’nin soğuk bir kış sabahıydı. Buz gibi rüzgar, penceremin camını hafifçe tıklatırken, ben de kendimi mutfakta hazırlık yaparken buldum. Fırından yeni çıkmış ekmek kokusu, çayın buğusu arasında bir şeyler hazırlıyordum ama kafamda bir soru vardı. Balık kılçığı neye iyi gelir? Ne zaman bu soruyu kendime sorsam, hep o eski anı hatırlıyorum. O anı ki, duygularımın karmaşası, içinde kaybolduğum bir kavak ağaçları arasındaki ormanda geçen bir gündü. O günün sonunda öğrendim aslında balık kılçığının neye iyi geldiğini. Ama öğrendim derken, sadece fiziksel olarak değil, ruhsal anlamda da.

Bir İlkbahar Sabahı

Bundan tam iki yıl önceydi. Kayseri’de yaşamaya yeni başlamıştım, üniversiteyi bitirip, kendi hayatımı kurma zamanı gelmişti. Bir yandan yeni bir iş, bir yandan yeni bir şehir ve tabii ki yeni insanlar… Her şey hızlı bir şekilde değişiyordu. Ama bir sabah, her şeyin çok fazla hızla değiştiğini fark ettim. O sabah, sabah kahvemi içerken birden bir boşluk hissettim. Çalışma hayatımın başlangıcı, sürekli koşturma, evde yalnız kalmalar… Bir eksiklik vardı ve o eksiklik, yıllardır içimde tuttuğum hayal kırıklıklarıydı.

İçimden geçen düşüncelerle kaybolmuşken, telefonum çaldı. Arayan annemdi. Sesinde bir şeyler vardı, belli ki bir konu hakkında endişeliydi. “Nasılsın, evladım?” dedi. Bu soruyu sorduğunda içimdeki boşluk daha da büyüdü. Annemin sesi her zaman bana bir güven vermiştir, ama o an, annemin kaygılı tonu beni daha çok huzursuz etti.

“İyiyim anne, ama biraz huzursuzum galiba. Her şey çok hızlı gidiyor,” dedim. Anlatacak çok şeyim vardı ama ne söyleyeceğimi bilemedim. O kadar fazla kayıp hissi vardı ki içimde, anlatmak istemedim.

Biraz sessizlikten sonra annem, “Evladım, sana bir şey söyleyeceğim. Geçenlerde pazarda balık aldım, o balığın kılçığı var ya, annemin sağlığına iyi gelirdi, ben de sana göndereceğim biraz. Hemen kaynat, şifalıdır,” dedi. O an, annemin bana yazdığı bir reçete gibi bir şeydi, bir öneri, ama içinde çok fazla anlam vardı. Annemin eski günlerinden bahsediyordu. Küçükken hatırlıyorum, annem kılçıkları hep kaynatır, bu gibi şeylerin şifalı olduğuna inanırdı. O zamanlar, balık kılçığının bir şifa kaynağı olduğuna inanırdım ama büyüdükçe unutmuştum.

“Tamam anne, gönder,” dedim. Ama aslında, o an, o balık kılçığının neye iyi geleceğinden çok, annemin bu kadar derin bir kaygıyı nasıl taşıdığını anlamaya çalışıyordum. Kayseri’ye taşındığımdan beri annem bana her zaman böyle küçük sağlık sırları verir, ama bir yandan da hep bana sağlıklı olduğumu hatırlatmaya çalışır. O gün, içimdeki boşluğu anlamaya başladım. Bu kılçıklar belki de sadece fiziksel bir iyileşme sağlamazdı; belki de annemin sevgisinin bir sembolüydü. Yavaşça kendimi mutfağa yönlendirdim.

Kılçıkların Kaynaması

Birkaç gün sonra, o kılçıklar annemin söylediği gibi geldi. Küçük bir paket, üzeri koruyucu kağıtlarla sarılmıştı. Onları kaynatmaya başladım. O anda mutfak, annemin evindeki gibi kokmaya başlamıştı. Sıcak suyun içinde balık kılçıkları kaynadıkça, bir tür huzur yayıldı etrafıma. Bu, basit bir yemek hazırlığı değildi, içimde bir şeyler çözülüyordu.

Kaynayan kılçıkları süzerken, birden çocukluğum aklıma geldi. Annem ve ben, mutfakta geçirdiğimiz saatlerde o kadar çok şey öğrenmiştim ki; balık kılçıkları da onlardan biriydi. Küçükken annem, “Bu kılçıklar sana sağlıklı olmanı sağlar, evlat,” derdi. Yıllar sonra, bu kılçıkların aslında sadece fiziksel iyileşme sağlamadığını fark ettim. Annem bana sağlıkla ilgili sırlardan bahsederken, bu aynı zamanda ona olan bağımı güçlendiriyordu.

O gün, kılçıkları kaynatırken hissettiğim huzuru anlatmak zor. Sadece o sıcaklığı, kaynayan suyun sesini ve annemin bana verdiği o küçük hatırlatmayı içimde hissettim. Bazen, ruhsal olarak kaybolduğumuzda, fiziksel bir şeyin bile bize iyi geldiğini fark edebiliriz. Balık kılçığı neye iyi gelir? Belki de ruhsal iyileşmeye, sevgiye, hatırlamaya…

Umut ve Hayal Kırıklığı Arasında

O günün sonunda, balık kılçığının kaynamış suyu içimden bir rahatlama sağladı. Ama en önemlisi, annemin bana sunduğu bu basit şifa kaynağının içindeki anlamı daha derinden hissettim. Bazen hayat, biz farkında olmadan bir anda karşımıza bir şey koyar, o şey ise aslında bize en çok ihtiyacımız olanı sunar.

Kayseri’de, soğuk bir akşamda kaynayan balık kılçığı, annemin sevgisi gibi içimi ısıttı. O gün, kendime biraz daha umut verdim. İş hayatının zorlukları, yalnızlık, küçük hayal kırıklıkları… Her şeyin bir yeri olduğunu düşündüm. Bu kılçıklar sadece fiziksel bir iyileşme değil, içsel bir şifa kaynağıydı.

Bunun üzerinden bir yıl geçti ve her kaynattığım balık kılçığı bana annemi hatırlatıyor. Bir şifa kaynağı, bazen sadece bir yemek değil, bir duygudur. O kılçıklar bana hayal kırıklıklarımın, kayıplarımın ne kadar derin olduğunu ve aslında her şeye rağmen umut taşımam gerektiğini hatırlatıyor. Annemin bana sunduğu küçük tavsiyelerin ne kadar derin anlamlar taşıdığını keşfetmek, hayatımda aldığım en güzel derslerden biri oldu.

Sonuç

Balık kılçığı neye iyi gelir? Belki de ilk başta cevabını vermek zor, ama içinde bulunduğumuz her durumda, bir şeyin şifa olabilmesi için bazen sadece doğru zamana, doğru kişiye ve doğru bakış açısına ihtiyacımız vardır. Annemin bana önerdiği kılçıklar, bir anlamda bana hayatın dertlerle dolu olduğunu ama her şeyin bir çözümü olabileceğini hatırlattı. Her kaynattığımda, bu sıvı, sadece fiziksel değil, ruhsal bir iyileşme sağladı. Kılçıklar, bazen bedenen değil, ruhen de iyileştirir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino giriş