Hz. İsa’nın Kıyamet Alameti Nedir? İzmir’in Günlük Telaşıyla Düşünmek
İzmir’de, Alsancak sokaklarında gezerken, aklıma geldi: Hz. İsa’nın kıyamet alameti nedir? Biliyorum, kulağa ağır geliyor ama bir yandan da “Ya hani kahvemi alıp otururken dünyanın sonunu düşünmek ister miyim?” sorusunu soruyorum kendime. Arkadaş ortamında bunu söylesen, biri mutlaka “Abi sen yine kafayı yedin” der. Ama işin içine biraz mizah, biraz da günlük hayatın saçmalıkları girince iş değişiyor.
Sabah Çayı ve Kıyamet Alametleri
Mesela sabah kalkıp çayımı yapıyorum. Çayın rengi biraz fazla açık. İç sesim diyor ki: “Kıyamet alameti bu mu acaba?” Yani Hz. İsa’nın kıyamet alameti nedir sorusunu çay üzerinden yorumlamaya çalışmak… Çok mantıklı değil, farkındayım ama düşündüğünüzde herkesin hayatında küçük alametler vardır ya, işte öyle bir his.
Dışarı çıkarken arkadaşım Murat arıyor:
“Abi bugün havada fırtına var, dikkat et.”
“Murat, sen de mi kıyamet alameti görüyorsun?”
“Yok, ama İstanbul’da yağmur yağıyor.”
“İşte bak, global ısınma mı yoksa kıyamet alameti mi, anlaşılmıyor.”
Küçük mizahlar böyle başlıyor. İnsanlar dünya sonunu konuşurken sen kahveni içip “Hadi bakalım, bugün de ayaktayız” diyorsun. Ama işin içinde ciddi bir şey de var; Hz. İsa’nın kıyamet alameti nedir sorusunu sormak, bir bakıma insanın kendi hayatına dönüp bakması demek.
İzmir Sokaklarında Alamet Aramak
Bir gün Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde yürüyordum. Her zamanki gibi kulaklık takmış, kendi dünyamda takılıyorum. Yanımdan geçen biri bana baktı, ben de ona bakınca bir an durakladım. “İşte bu, kıyamet alameti olabilir mi?” diye düşündüm. Tabii ki değildi, ama kafamın iç sesi hep böyle komik sorular soruyor.
Bir yandan da insanlar hâlâ hayatlarına devam ediyor: kedi maması alıyor, bisiklet sürüyor, Starbucks’ta kahve içiyor… Ve sen “Hz. İsa’nın kıyamet alameti nedir?” diye düşünüyorsun.
Arkadaş Sohbetleri ve Alametler
Arkadaş grubumuzda bu konu açıldığında işler daha da eğlenceli hale geliyor. Mesela geçen gün Selin bana dedi ki:
“Sen hep böyle şeyleri kafaya takıyorsun ya, alametleri bile komik buluyorsun.”
“Selin, sen de mi kıyamet alameti görüyorsun? Yoksa sadece yeni dizi başlamadı diye mi üzgünsün?”
“Hayır, sadece senin yüzünden gülüyorum.”
İşte bu noktada anlıyorsun ki, alametler sadece kozmik bir olay değil, aynı zamanda insanın kendi hayatına verdiği anlamla da ilgili. Herkes kendi günlük telaşında, sen de kendi espri dünyanda…
Market Sırasında İçsel Monolog
Market kasasında sıra beklerken de aklıma geliyor: “Acaba Hz. İsa’nın kıyamet alameti nedir?” Kasiyer bana bakıyor, ben de ona gülümsüyorum, kendi kendime: “Abi, sıra beklerken dünyanın sonunu düşünmek normal mi?”
Yanımdaki teyze ekmek seçiyor, bir çocuk cips istiyor. Ve ben düşünüyorum: İnsanlık hâlâ günlük yaşamın içinde ama sen kafanda büyük sorularla geziyorsun. İşte tam bu anlarda fark ediyorsun ki, alametler bazen çok dramatik olmuyor; bazen de çayın rengi, market sırası veya arkadaşının saçma esprisi kadar sıradan olabiliyor.
Kıyamet Alameti ve Sosyal Medya
Instagram’da bir post gördüm: “Kıyamet geliyor, hazır mısınız?” dediler. Ben de düşündüm: “Hazır mıyım? Bilmiyorum, ama kahvemi içiyorum ve hayatımı yaşıyorum.” Arkadaşlarımla dalga geçmekten de geri kalmıyorum:
“Abi bak, kıyamet geldi mi?”
“Henüz gelmedi, daha kahvaltı yapmam lazım.”
Sosyal medya ile gündelik yaşam arasında bu bağlantıyı kurmak, Hz. İsa’nın kıyamet alameti nedir sorusuna cevap ararken bile eğlenceli bir yol sunuyor.
Sonuç: Alametler Bazen Bizde Gizlidir
Aslında işin özü şu: Hz. İsa’nın kıyamet alameti nedir sorusu, sadece dini veya kozmik bir merak değil. Aynı zamanda insanın kendi hayatını gözlemlemesi, küçük işaretleri fark etmesi ve biraz da mizah katmasıyla ilgili. Sabah çayından market sırasına, arkadaş sohbetlerinden sosyal medyaya kadar her yerde bir “alamet” var.
İzmir sokaklarında gezerken, kahvemi içerken, arkadaşlarımla dalga geçerken anlıyorum ki, gerçek kıyamet alameti belki de bizim farkındalığımız ve hayatı ciddiye almadan da gülmeyi bilmemizdir.
Ve işte böyle, kahkaha ile ciddi soruların birleştiği bir şekilde, Hz. İsa’nın kıyamet alameti nedir sorusunu hem düşündük hem de biraz eğlendik. Hayat kısa, kahve güçlü ve sorular büyük… ama biz hala ayaktayız.